
ATKARACALAR OĞUZ HALK KÜTÜPHANESİNİN TARİHÇESİ, İLÇEMİZ İÇİN ÖNEMİ VE BUGÜNKÜ DURUMU
Tarihçesi;
İlçemizde fiilen 36 yıldır, resmi olarak 30 yıldır hizmet veren Atkaracalar Oğuz Halk Kütüphanesinin kurulması için ilk adım; Karahacıoğullarına (Hacıgil) ait çarşı içerisinde bulunan ve misafirhane olarak kullanılan binanın 1944 yılında meydana gelen depremde ağır hasar görmesi nedeni ile oturulamaz hale gelmesi üzerine, binada hak sahibi olan iştirakçilerin yeniden inşa edilmesine karar vermeleri ile atılmıştır.
Ancak binanın hissedarının çok fazla olması nedeniyle, öncelikle hissedar sayısın azaltılması, yani hisselerin tek elde toplanması için çalışmalar yapılmış, bu amaçla; varislerden Zeliha Bayraktar, amcası Halisin hissesini alarak kendi hissesi ile birlikte 4/1 hisseye sahip olmuştur. Kalan 4/3 hisse ise; Abdülhalim Oğuz, Arif Oğuz, Mükremin Kovanlık, Fikriye Kovanlık, Raziye Çerçi, Muhsin, Ömer, Feramuz ve Osman Özdemir’e aittir. Abdülhalim Oğuz, kardeşi Arif Oğuz’un hissesi haricindekileri kendi namına alarak Arif Oğuzla birlikte geriye kalan 4/3 hisseye sahip olmuşlardır.
Bu alım, satım işlemi tamamlandıktan sonra Abdülhalim Oğuz, Arif Oğuz ve Mustafa Bayraktar bir araya gelerek eski binanın yıkımını gerçekleştirmişler, yerine yapılacak yeni binanın eski otantik şekli bozulmadan; alt katına 2 dükkan, bir ardiye; üst katına ise tam teşekküllü oturma odası (misafirhane) yapılmasını kararlaştırmışlardır.
Ancak, Emekli Öğretmen Abdülhalim Oğuz; uzun yıllar öğretmenlikten aldığı ilhamla, eğitim ve öğretime verdiği önemle binanın üst katının boşu boşuna oturulup dedikodu yapılması yerine, kütüphane olarak kullanılmasını; halkın, kütüphaneye konulacak kitaplardan faydalanmalarını ve bilgi sahibi olmalarını düşünerek, planın bu doğrultuda değiştirilmesini teklif etmiş, bu teklifin diğer hissedarlarca da uygun görülmesi üzerine 1960 yılında Kütüphane binasının temelleri atılmış ve bina, bir yıl içerisinde altına iki dükkan, bir ardiye; ikinci katına bir okuma salonu, bir kitaplık, ayrıca, 3x3 ebatlarında bir oda, bir tuvalet olacak şekilde inşa edilmiştir.
İnşaatın bittiği tarihlerde yani, 1962 yılında; Atkaracalar İlçemizin merkezinde bulunan Hamza Sultan Camiinin eski ve küçük olduğu, halkın ihtiyaçlarını karşılayamadığı gerekçesiyle yıkılarak yerine daha büyük bir caminin yapılmasına karar verilmesi üzerine eski caminin yıkılmasından dolayı ortaya çıkan topluca namaz kılma ihtiyacının karşılanabilmesi için kütüphane binası olarak inşa edilen bina, cami inşaatı sırasında (1962-1966) tarihleri arasında mescit olarak kullanılmıştır. Yeni yapılan caminin namaz kılınacak hale gelmesi üzerine kütüphane binası boşaltılmış, içindeki bazı noksanlıklar tamamlanarak 1970 yılında, Emekli Öğretmen Abdülhalim Oğuz tarafından temin edilen çeşitli konulardaki 150-200 kadar kitapla Oğuz Kütüphanesi adı altında özel bir kütüphane olarak açılmıştır.
Abdulhalim Bey’in Ankara’da ikamet etmesi ve özel olarak açtığı kütüphaneyle ilgilenme imkanının olmaması dolayısıyla bu görevi dayısının torunu olan Mustafa Bayraktar’a yani (babama) vermiştir. Mustafa Bayraktar, kendisine atfedilen bu göreve layık olabilmek, kuruluşun gelişmesine katkıda bulunabilmek için elinden gelen her türlü gayreti göstermiştir.
Ancak bu çalışmaların yalnız Atkaracalar’la sınırlı kalmaması, kuruluşun daha köklü ve daha uzun ömürlü olabilmesi için Kültür Bakanlığı emrinde çalışmasının daha uygun olacağı inancına varan Abdulhalim Bey, 1970 yılında kütüphanenin Kültür Bakanlığı kadrosuna alınması için Ankara’da temaslarda bulunmuş, Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürü Sayın Abdulkadir Salgın beyle görüşerek 1972 yılında resmen müracaat etmiştir. Bu müracaat olumlu karşılanmış, binanın kütüphane olmaya müsait olup olmadığının tespiti için 1975 yılında; Çankırı Valiliğine talimat verilmiştir. Çankırı İl Kültür Müdürlüğü ve İl Halk Kütüphanesinden gelen yetkililer tarafından yapılan incelemeler sonucunda; binanın kütüphane olarak kullanılmasında sakınca olmadığını karar verilmiştir.
Bu kararın Bakanlığa intikal etmesi üzerine; değerli kurucu Abdülhalim Oğuz Bey, kütüphanenin Bakanlık kadrosuna alınması ve kadrolu bir memurun tayin edilmesi için tekrar müracaatta bulunmuştur. Bakanlık verdiği cevapta; müracaatın kabul edebilmesi ve kadrolu bir memurun tayin edilebilmesi için söz konusu binanın Bakanlığa devredilmesi ve tapu tescilinin yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Ancak adı geçen bina, tapu kayıtlarında Karahacı oğullarından Ahmet Ağanın üzerinde göründüğünden, yeni yapılan binada hisseleri olan Abdülhalim Oğuz, Arif Oğuz ve Mustafa Bayraktar adlarına tapu tescilinin yapılması için de dava açılması gerekiyordu, bu sebeple; Kurşunlu Sulh Hukuk Hakimliğine dava açılmış, bir sene içerisinde dava tamamlanarak, binanın tapusunun Abdülhalim Oğuz, Arif Oğuz ve Mustafa Bayraktar adlarına tescili yapılmıştır. Bu işlem bittikten sonra tekrar Bakanlığa müracaat edilerek Binanın kütüphane olarak kullanılması şartıyla Kültür Bakanlığı adına tescili talebinde bulunulmuş ve gerekli prosedür tamamlandıktan sonra 1976 yılında mal varlığı ile birlikte Kültür Bakanlığına bağışlanmış ve Ülkemizin çoğu ilçesinde halk kütüphanesi bulunmazken ve o tarihlerde henüz ilçe statüsü kazanmamış olan Atkaracalar beldesine, kendi imkân ve gayretleriyle bir halk kütüphanesi kazandırılmıştır.
1980 yılında zamanın Belediye Başkanı tarafından, herhangi bir meclis kararı olmadan ve istimlak kararı alınmadan, belediye çalışanları tarafından çatısındaki kiremitleri indirilmiş, temel taşları yerlerinden oynatılarak bina adeta kendiliğinden yıkılmaya bırakılmıştır. Aynı günler içerisinde havaların yağışlı olması ve binanın çatısının da açık olması sebebiyle; yüzlerce kitap ıslanmış, kullanılamaz hale gelmiştir. Bu kanunsuz ve hukuk dışı uygulamaları nedeniyle ilgililer hakkında hiçbir ceza-i yaptırım da uygulanmamıştır.
İleriki tarihlerde çarşı meydanının genişletilmesi maksadıyla, belediye meclisince istimlak kararı alınmış ve kütüphane yine çarşı içerisinde bulunan eski hükümet binasında bir odaya nakledilmiştir. Kütüphane olarak kullanılmaya elverişli olmayan bu odada yıllarca hizmet verilmiş ve daha sonra kütüphanenin de içinde bulunduğu eski hükümet binasının yıkılmak istenmesi üzerine; bugünkü Kaymakamlık binasına taşınmıştır.
1993 yılında yeni kütüphane binası yapılmak üzere arsa tahsis edilmiş, aynı yıl yatırım programına alınmasına rağmen; zamanın yetkililerinin ilgisizliği, eğitime gereken önemi vermemeleri nedeniyle bu çabalarda sonuç vermemiştir. Atkaracalar’a yapılması düşünülen kütüphane binası; kütüphanesi bulunmayan, herhangi bir öğrenci potansiyeli olmayan, son nüfus sayımına göre 2700 civarında bir nüfusa sahip olan Bayramören İlçesine kaydırılmış ve buraya üç katlı kültür merkezi yapılmıştır.
İlçemiz İçin Önemi;
Kütüphanenin hizmete açılmasından önceki yıllarda Atkaracalar’da öğrenci olanlar çok iyi bilirler, o tarihlerde Ortaokula ait olan ve çok kısıtlı kitap sayısıyla hizmet veren okul kütüphanesinin dışında öğrencilerin yararlanacakları başka bir kaynak yoktu. Ve buradaki kitaplardan yararlanmak isteyen öğrenciler bin bir zorlukla temin ettikleri kitaplarla, ansiklopedilerle ihtiyaçlarını karşılama gayreti içinde çırpınır dururlardı.
Kütüphanenin önemini yıllar önce fark eden ve bu doğrultuda büyük çaba sarfeden Memleketimizin yetiştirdiği ve ilçe halkının hemen hepsinin üzerinde çok büyük emeği olan mümtaz insan, değerli büyüğümüz, Rahmetli Abdülhalim Oğuz Hocanın o günlerde yaşadığı şevk ve heyecanı, bugün sizlerle paylaşmak amacıyla; 1973 yılında “Oğuz Kütüphanesi” nin açılışı münasebetiyle yayımladığı bildiriyi aynen sunuyorum.

“ Aziz Vatandaşlarım:
Atkaracalar’a başöğretmen olarak tayin edildiğim 1926 ve bunu takip eden yıllar içerisinde edindiğim tecrübelere istinaden halkımızın ziraatta, ticarette geri kalışının sebeplerini yıllar boyu araştırdım. Nihayet bir gece yarı uyur, yarı uyanık sevinç içerisinde kalktım. İşte bulduuuuuum. Neyi? Geri kalmış, maariften nasibini alamamış köyümün geri kalışını.
Artık sevincimin sonu yoktu. Bundan böyle temasta bulunduğum çocuk velileriyle biricik varlıkları yavrularımızın okuma yazmalarını sağlamak amacıyla kabiliyetli çocukların öğretmen okullarına gönderilmesi ve ortaokul ile liselerde okumaları sağlandı. Şimdi kervan yürüyor maksada doğru yol alınıyordu.
Aradan tam 25 yıl geçmişti ki atılan tohumlar nema nesini (Verimini) vermişti. Kıymetli talebem merhum Tahir AKMAN’lar Hukukçu Hüseyin GAMSIZ’lar, Selami OĞUZ’ lar, Mustafa ATLI’lar, hesap uzmanı TOMAÇ zadeler. Bunu takip eden on onbeş enstitü mezunu öğretmen arkadaşlar, daha sonra sayıları yüzleri aşan doktor, mühendis, yüksek ticaret mezunu, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunları ve yine yüzlerce sanatkâr Kırıkkale ve Karabük fabrikalarında vazife başında çalışmakta ve yetişmektedir. Serbest iş gören tüccarlarımıza, vefakâr hemşerilerime şimdiden sesleniyorum.
Uzun yıllar aranızda vazife aşkıyla memleketim (Atkaracalar) için çalıştım. Memleketi kötülüklerden üç beş soysuzdan ve zararlının şerrinden korumak ve bir sonuca bağlamak için Hacı Osmangilin odada köyün kalkınması babında konferanslar sonuncu 1927-1928 ve 1931 yılları içerinde 54 vukuat tespit edilmiş. Vukuatların yaygın bir şekilde komşuları dilhun etmişti. Artık ihtiyar heyetleri ve belediye heyetinin değişmesi gerektiğine karar verdik. İşte bunun neticesi olarak belediyeye merhum Mustafa Bey ve arkadaşlarını, Mahalle muhtarlıklarına Merhum Ali Bey Hoca Mahallesi muhtarlığına, Ceceli İbrahim Kıranmahallesi Muhtarlığına, Merhum Hacı Ahmet Mollaosman mahallesi muhtarlığına ve Boduşların İbrahim efendiler Gazibey Mahallesi muhtarlıklarına seçilerek memleketin top yekun kalkınmasına gidildiğini siz vatandaşlarıma bu tarihi gerçeği duyurmakla bahtiyarım.
Muhterem hemşerilerim görülüyor ki memleketimiz Birinci Cihan Savaşı ve Kurtuluş Savaşında halk varını yoğunu gaip (Kaybetmek) etmiş. Fakru zaruret içerisinde bitap yorgun düşmüş idi. Şimdi kendisine bir yol gösterici bekliyordu. Maalesef memleketin huzurunu kaçıran birkaç mütegallip ve soysuzlar etrafa dehşet saçıyorlardı. Bunların tenkili için mahkemeye başvurduk. O günün ağır şartları altında kutsal öğretmenlik vazifemden gayrı bunların peşini bırakmayarak üç beş sene onlarla mücadele ettik. Vekaletlere baş vurduk.Çerkeş’e devam eden mahkemeyi Çankırı ağır ceza mahkemesine kaldırdık.Çerkeşli kıymetli avukatımız Merhum ŞEYH MEHMET EFENDİ’nin ve bize yardımda bulunan aramızdan ayrılan hemşerilerimizin ruhları şad olsun.
Sayın Hemşerilerim: inancım o dur ki, fertler, cemiyetler, birlik beraberlik ruhu içerisinde olmadıkça memlekette ve de aile topluluklarında hiçbir şey yapılamaz. Aileleri, cemiyetleri ve milletleri ayakta tutan tek unsur kültürdür, maariftir. Maariften nasibini almayan milletler, cemiyetler, aileler v e fertler ölmeye mahkûmdur.
Artık yaşamak için içimizi kemiren cehli, içki kumar gibi kötülükleri bir tarafa atalım ki benliğimize kavuşalım. Cumhuriyet yavrularına havası suyu ile temayüz eden Atkaracalar da kırk senedir tasarladığım kendi emeğimle varlığımla yeni nesli kumar masalarından kurtarmak ve aynı zamanda bizleri Cumhuriyet’in feyizli ışıklarına kavuşturacak Atkaracalar çarşın içerisindeki OĞUZ KÜTÜPANESİ ni tesis etmiş bulunuyorum. Bu ana değin atılan adımları kafi görmemekteyim.
Yüce Peygamberimizin buyruğuna göre ilimi ÇİN de de yani uzaklarda dahi olsa arayıp bulmamız icap etmektedir. Evlatlarımızı İlim, Sanat ve Fenin tekniğine göre uymalı ve iyi yetiştirmemiz icap etmektedir. Bu kutsal vazifeyi yavrularımızın kolaylıkla yapabilmesi için tesis edilen OĞUZ KÜTÜPANE sine mevcut kitaplarımı ve kıymetli arkadaşlarımın birkaç yüz kitabını şimdilik hazırlamış bulunuyorum. Buraya kadar İptida ALLAH gayret himmet benden sonra siz hemşerilerimin kütüphaneye bağış edeceği zirai, ticari,ilmi,dini ve tarihi her türlü eserler çocuklarımızın araştırmalarını sağlayacak,ansiklopediler kütüphanemize şeref verecektir.
Yüce ALLAH’ın yardımıyla Kasabamızın ebedi bir ilim yuvasına kavuşmasından emin olarak karşılık beklemeden bir insani gaye uğruna adı geçen kütüphane 19 Mayıs 1973 tarihinde hizmetinize açılacaktır.
Sizleri sevgi ve muhabbetle selamlarım 19.05.1973
Abdülhalim OĞUZ
Emekli öğretmen “
Bugünkü Durumu;
Kütüphane, kuruluşundan itibaren fahri olarak görev yapan, 1977 yılında da kadrolu memur olarak atanan Mustafa Bayraktar’ın 1998 yılında emekli olmasından sonra kaderine terkedilmiş, Bakanlıkça memur atanmamış ve yıllardır Kaymakamlık tarafından görevlendirilen memurlarla bu görev yürütülmeye çalışılmaktadır.
Emekli öğretmen Abdulhalim Oğuzun; hiçbir kâr amacı gütmeyen, sırf memleketine faydalı olmak vatana, millete yararlı, eğitimli gençlerin yetişmesine katkıda bulunmak maksadıyla 1960 yılında temellerini attığı, şahsi gayretleri ve kısıtlı imkanlarıyla 17 yıl boyunca özel olarak halkın hizmetine sunduğu 1977 yılından itibaren de Kültür Bakanlığına bağlı olarak resmen hizmet veren “Oğuz Kütüphanesi” ne yazıktır ki; halkımızdan gereken desteği görememiştir. Kütüphanenin önemini fark edemeyen gelişmesi, genişlemesi ve büyümesi için birkaç kişi dışında hiçbir katkıda bulunmayan yetkililer kütüphanenin bugünkü duruma gelmesine zemin hazırlamışlardır.
Tüm yurtta Kütüphaneler Haftası kutlanırken, Atkaracalar’da bulunan “Oğuz Halk Kütüphanesi” bu güzellikleri gerektiği ölçülerde sergileyemez durumda olması ne yazıktır ki acı vericidir.
Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar, ilçenin öğrenci potansiyeli ve gelecekte yaşanabilecek gelişmeler gözönüne alınarak; geleceğimizin teminatı olan gençlerimize daha iyi bir eğitim ve öğretim zemini hazırlamak; insanımızı okumaya, araştırmaya yönlendirecek ve halkımıza daha iyi hizmet verebilecek yine eskisi gibi halkın içinde, halk ile iç içe yaşayacak bir kütüphaneye kavuşturulması için el birliğiyle çaba sarfetmeliyiz.
Saygılarımla ….