Sayfa Başına Dön
Uyarı Sistemi
Konuyu Açan Mesajı  
İbrahim Bayraktar
İbrahim Bayraktar
YÖNETİCİ
  • Üyelik tarihi : 08 Mayıs 2003 09:46:59
  • Adı Soyadı İbrahim Bayraktar  
  • Açtığı Konu : 88
  • Yazdığı Cevap : 1004
  • Puanı: 18706
  • Toplam Girişi: 16108
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 28 Ocak 2010 16:48:02
 EKŞİ SÖZLÜKTE ATKARACALAR KONULU FORUMA (EKŞİ SÖZLÜKTEN CEVAP VAR)

İlçemize tayin olan bir memurun, Atkaracalar'a gelmeden ve Atkaracalar'da görev yaptığı dönemlerle ilgili görüş ve düşüncelerinin yer aldığı, düşündürücü ve düşündürücü olduğu kadar da komik yönleri bulunan bir yazı. 

Bizden olmayan birinin bizim hakkımızdaki düşünceleri özeleştiri yapmak açısından önemli olsa gerek.

Biraz uzun olsa da sürükleyici bir yazı, zevkle okuyacağınızı tahmin ediyorum.

Düzeltme yapılmadan ekşi sözlükte yayınlandığı gibi alınmıştır.


Atkaracalar;

1. çankırının bir ilçesi.. 
(386 dx, 16.12.2001 18:10) 

2. tayin olduğum anadolu kasabası. gitmeden önce internet eş dost vasıtasıyla edindiğim ön izlenimleri paylaşmak isterim sözlük.

burası küçük bir kasaba evet. bilgi alınabilecek fazla kaynak yok ama var olan her şeyin facebook'ta grubu olduğunu yaşayarak öğrendi bu halk, atkaracalar'ın da facebook'ta bir grubu var resimlerde bir cadde değişik açılardan 20-25 kere resmedilmiş ve farklı bir mekan ambiansı yaratılmaya çalışılmış. yemedim. bir cadde tasavvur edin, bir cami, tekel hizmeti sunmadığı anlaşılan bir bakkal, bir traktör bir kaç tavuk, uzaklardan bir inek. ayrı bir mekanda bir yolun ortasında durduğu anlaşılan kocaman bir pano "atkaracalar'a hoşgeldiniz" bunun da arkası boş... pardon nereye hoşgeldik anlaşılamamış o resim kaldırılsın hiç hoş olmuyor, bunlara ek olarak grupta resimlerin <>30'u hayvan resmi, grup admini sanatsal yaklaşıp hayvan resimleriyle bezemiş foto albumünü bunları da "dhavugh ))" "okkuzz )" şeklinde taglemiş. rencide edici.

internet araştırması bu kadarla kalmadı tabi, eli yüzü düzgün güzel bir site var atkaracalar.com hımm hoş diyerek incelemeye başlıyorsunuz, anasayfa da duyurular mevcut en üstteki duyuru sanırım hacdan dönmüş birisine ait altında yedi sekiz tane vefat ilanı, takiben düğün, ostralyadan haber var adlı bir duyuru daha, bunları incelemedim. sitede dolaşmaya devam ederken ilginç bir link "hatimler" açtım baktım ciddi ciddi yapılmış hatimleri adamlar siteye koymuşlar tarih vermişler durumu ibaresi altına okundu, okundu, okundu, devam ediyor şeklinde şeklinde notlar düşmüşler. "lakaplar" kısmı var sanırım en çok burası hoşuma gitti cinoğlangil, direkgil, deliseyingil, garipgil gibi garip lakaplar almış aileler bunların karşısında günümüzde kullandıkları soyadları, şaşırdım, garipsedim, sevdim. sitede sureler adlı bölümden kuranın büyük bölümüne ulaşmak mümkün. foto album mevcut sanatçı burda minimalist yaklaşmış bir sürü şirin ev resmi, çoğu safranbolu evlerinin biraz bakımsız haline benziyor, güzel çok güzel. forumu okumak kasabalıların sosyo kültürel yapısı hakkında bilgi verici, sıcak bu insanlar, sevecen, misafirperver dünyanın her yerindeki periferik, izbe bölge insanları gibi vatan millet sakaryalar ve tabi ki dindarlar.

atkaracalar'dan çok uzaktaki evimde yolculuğa hazırlanırken o yarı çamur yarı karlı yolda beyaz yanakları soğuktan al al olmuş anadolu kasabalısını gülümseyerek yürürken hayal ediyorum sözlük. içim paradoksal olarak rahat.


atama emri geldiğinde tabi ki ilk yaptığım sosyopatlar gibi google olmadı hemen telefona sarıldım iş yerimi aradım santralle kısa bir görüşme sonrasında müstakbel iş arkadaşlarımdan biri, ismi çok bilindik "ismin ne dedim söyleyiverdi.." dizesiyle başlayan şarkıdan alınmış, kısa kısa bilgileri alırken fondan sürekli bu soundtrack çalıyordu, yeni atanmış insanlarda şizoid bir ruh hali peydah oluyor, fon müziğinin sesini biraz kısabilseydim dediklerinin belki yarısını anlardım veya tayinim ankara, istanbul, izmir gibi bir yere çıksaydı yarısını da unutmazdım, google ihtiyacı da doğmazdı böylece.

iş arkadaşımın ismini de yanlış anlamışım heyhat! sözü edilen fon müzik şarkısı sezen aksu'nun hüzünlü bir şarkısı olması gerekiyordu, ama o andaki şizotipal ruh halim, bu hüzünlü şarkıyı gayet fingirdek tabiatta ezgileri olan ismin ne dedim söyleyiverdi feride şarkısına transforme edivermiş. yumurtaya can veren sen nelere kadirsin. ey pskiatrinin deluzyonları bu ne bizar sanrıdır.

iki ay sonra gelen edit 

heyhat! atkaracalar'da yaşamaya başlayalı iki ay oldu. var olan herşeyin facebookta grubu olduğunu bu halk öğrenmişti ama bu halk aynı zamanda çirkin bir kadının dört milyon resim çekilip aralarından itinayla yedi resim seçip facebook profiline koyduğunu bilehare yaşaya yaşaya öğrendi... hadi kadınları anlıyorum da bir ilçenin neden sadece güzel resimlerini facebooka koyarsınız. 

açık söyleyeyim buraya gelmeden safranbolu tadında güzel şirin evler olan inceden turist çeken, her hafta sonu bir at çiftliğinde taze kısrak eşliğinde kımız içip zevk-ü sefa içinde yaşarım sanmıştım. hak getire! 

evet. iki aydır buradayım ve ilk iki aylık gözlemlerimi aktarayım; 

burası küçük bir kasaba. 250 metrelik bir ana cadde üzerinde 8 tane rampası olan, bu ana caddeye açılan ikişerden dört kolleteralli sokaklar, ana cadde üzerinde sayıları onu geçmeyen dükkan benzeri komin oluşumlar. ne iş yaptıklarını henüz çözemedim zira nalbura girip ekmek, internet kafeye gidip klozet bulabilirsiniz, kesin bir ayrım olmamakla birlikte bu dükkanlarda klozete çok rahat ulaşabilirken ampule bildiğiniz o 25, 50, 100 wattlık şirin sarı şeylere ulaşamazsınız, şahsen ben taşındığım gün bu kasabada tüm dükkan market akla gelebilecek tüm kurum ve kuruluşları dolaştım ve dört tane ampul buldum, bunların ikisi an itibariyle patlak olup iki ampulle hayatımı idame ettirmekteyim. 

soğuk. insanın bokunu donduran soğuk. arabanızın bagaj kapağının hidroliğinin donduğu oldu mu hiç? ben biraz kaşlı bir insanımdır, evimle iş yerim arasındaki elli metrelik yolda kaşlarım donuyor, sibirya soğukları geliyor dedikleri yer burası, origosu burası. evet eminim. 

insanları aynı tahmin ettiğim gibiler, sıcaklar, sevimliler, dindarlar ve milliyetçiler. bir şeyleri savunup bir şeyler hakkında konuşup neden bahsettiklerini genelde unutup başka şeylerden konuşmaya başlıyorlar bu konuşmayı kendilerine ait şirin bir ağız kullanarak biraz geveleyerek ve "k"ları "g" yaparak ve bol miktarda apastrof kullanarak netn' böğn', bacanağn', şart oss'n şeklinde. yükleme tek bir ek ekleyerek tüm zaman kipleri kullanılabiliyor, -ciyün bu dilin mihenk taşı adete, tüm tenseler bir harfin uzatılması, düşürülmesi şeklinde elde ediliyor, "-ciyün" eki bünyesinde faaliyet gösteren y nin düşürülmesi yükleme sertlik ve prezent continious, i nin uzatılması sıkkınlık belirtisi ile birlikte future, iyü nün düşürülmesi past, i ve ü nün uzatılması past perfect continious anlamı vermekte. birer örnekle pekiştirelim;

--gitciün'. manası; gidiyorum ülenn.
--giiiiiitciyün'. ; amaaann işte gideceğim.
--gitcn'. ; gittim gördüm yindim. 
--giiitciiiyüün'. ; gidiyordum, hala gidiyorum, gitmeye devam edeceğim. 

dinlemesi pek keyili. anlaması kolay. güzel. şakacılar. binlerce cem yılmaz'la yaşamak nasıl bir duygu burda öğrendim, espri anlayışları mükemmel sağdan soldan her an biraz müstehçen, espriler gelebiliyor, sonrada dediklerinden utanıp kızarıyorlar takibinde bir müstehcen espri daha yapıp utançlarını daha da arttırıyorlar, çok eğleniyorum bu güzel insanlarla. 

burada yaşamaya başlayalı iki ay oldu, ben burada ampul bulamıyorum, üşüyorum, yarı aç geziyorum ama eğleniyorum da... sanırım mutsuz değilim. iki ay sonra gelecek edit için şimdiden bir giriş buldum hatta;

burada yaşanır mı hayır. burada yaşanmaz mı, hayır.
evet.

11 ayın şeysi ramazan davulculuğunun uygulamadaki son merkezi, burdan daha ötesi yok efenim. 

gece üç buçukta şu sesle irkilmektesiniz; 

"dambıdı dambıdı dam dam dam dım dım dım gaaaaaaalllkk daaallkkk gaaallgg"
evet. yok böyle bir şey.

tübitak'ın da desteklediği bir araştırmaya göre türkiye'nin en iyi eğitim veren ikinci ilçesi. eğitim kalitesi en iyi olan ilçe ise çankaya olarak belirlenmiş.



EKŞİ SÖZÜKTEN ELEŞTİRİLERİNİZE CEVAP VAR





[Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]atkaracalarlılar için özel edit:


geçen sene evimden çok uzaklardaki bu küçük kasabaya gitmek için valizimi toplarken yazmaya başladığım bu entryi yine size uzaklardaki evimden o küçük kasabayı düşleyerek devam ediyorum. 

atkaracalar.com da yazımız tepki çekmiş, çoğu tanıdığım insanlar, biraz olgun aklı başındakiler olayın eleştirisel yanlarını iyi tahlil etmişler, empati yapabilmişler, dersler çıkarmışlar, abartı demişler, kızmamak lazım, düşünmek lazım demişler. seviyorum sizi. 

bir kısım ekşisözlük yazarlarının [Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]übermensch kültürlü insanlar olduğunu, yazmanın amacının abartılı ve komik anlatımlarla kendilerini ve okuyucularını eğlendirmek olduğunu çok iyi çözmüşler. bravo. ayrıca gururum okşandı. 

bir kısım ingilizcemizi beğenmemiş. ilkokul iki terkim. my name is davut. this is a pen. yes.


bir kısım genç agresif yorumcular ise vatan millet sakarya börüüü yörüüü nidalarıyla saldırmışlar.


bunları da sevgiyle bağrıma bastım. gülümseyerek okudum tüm yorumlarını.


Ölümüne atkaracalara bağlı agresif gençleri için yukarıdaki editlenmemiş yazımın ana düşüncemi kısaca özetleyeyim;

[Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]
main theme


atkaracalar küçük, sevimli, kendine has tatlı bir şivesi olan, her şeye ve her yere uzak olan, koca koca şehirlerde yaşamış insanlar için aradığınızı bulamadığınız -bazen boğulduğunuz-, kendisi gibi dertleri de küçük olan, atkaracalarlı olmayanlar için yaşaması ve alışması zor ama sevimli, misafirperver ve komik insanlarıyla bunu unutturan hatta eğlendiren, bildiğin perifer kasabasıdır.


şimdi genç agresif dostum bunun üzerine az önce yukarıda bahsettiğim ekşi sözlük mantığını eklediğin zaman az çok bir sonuca ulaşabileceğini düşünüyorum.?

şu 11 ayın şeysi konusuna çok takılmışınız. . o bi nevi sözlük jargonu, tabi sen bunu kutsal değerlerine hakaret olarak da algılayabilirsin, ama bence zorlama korteksi yazık, o tamamen senin bakış açın, kendi hayal dünyandaki engizisyonunda beni yargılayabilirsin. öyle bir şey yok aslında. internet kuralları basit ve evrensel. unutmadan, forumda biri memuriyet için kırk takla attığımı yazmakta, bir kırk takla var ama tersine işler bizde biraz değişik kuzum. biriside benim ilçemde dört ampül bulunmayacak değil, gel ben sana florosan vereyim demiş. . inandıramadım valla lan. yemin mi edeyim bana rastlamış demek ki dört ampül.. özür.. aman.. aman.. korktum yeminlen florosan diyince. 

bak aklıma ne geldi; ben ordayken karacalarlılar tarafından anlatılan bir hikaye...


evliya çelebi seyahatinde atkaracalar'a uğramış, bir oda kiralamış ve gece ısınmak için odun satın almış, lakin odunlar ıslak olduğu için yanmamış. evliya çelebi'de odunların üzerine çizik atıp işaretlemiş ve yolculuğuna devam etmiş. gel zaman git zaman yine yolu bura düşmüş, oda kiralamış odun almış, bakmış aldığı odunların üzerinde kendi koyduğu işaretler. tabi sonuç odunlar yine yanmamış. seyahatnamesinde bu durumu ağır eleştirilerle dile getirmiş. bizim yazımızın yanında dudak ısırtıyormuş hatta. 


kısacası evliya çelebi atkaracalarlıların kendinden olmayanlara yaklaşımını özetlemiş. böyle bir şey yaşanması mümkün mü? sanmıyorum peki evliya çelebi yalancı mı? sanmıyorum. ne yapmış? abartmış. ne için? ilgi çekmek için, akılda kalmak için. 


şimdi sevgili okuyucu, bana ıslak odun satan olmadı. zaten ne evliyayım ne çelebiyim. o yüzden hele bi soluklan bi çay koy. kendi halinde eski bir memurum. ata kara desem ne ak desem ne? işin komiği bu yazımızı atkaracalarlılar orda yaşamışlar ve çalışmışlar dışında kimse okumadığı için en az okunan yazılarım arasında, o yüzden tüm dünyanın atkaracaları benim ağzımdan dinleme durumu filan da yok. zaten dünyanın atkaracaları salladığı da yok. valla bak. 


gerçekten o kadar önemli değil. kendi yağımızda kavruluyoz işte. takıl sende. oku. eğlen. git. budur. 


veya büyük olmak için uğraş sana gelenlere, futursuzca saldırma. seninle aynı dünya görüşü paylaşmıyor diye ona ıslak odun satma, anlamaya çalış, emin ol o senden belki daha akıllı değil ama senden çok daha fazlasını gördü ve yaşadı. neden sen hem yaşamak için uğraşmıyorsun da yaşamışların yaşadıklarını dinleyip kulak vermiyorsun. ?. burası biraz karışık oldu az daha kastırsam nobel alcam. evet. sanırım yeter. 


bir çoğunu gönülden sevdiğim atkaracalarlılar sizleri sevgiyle kucaklıyorum.

[Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]
p.s.


unutmadan. aynı sitede biri mevlanadan şu güzel dizeleri kullanmış benim için;


'eşşeğin önüne elmasıda koysan aynıdır camı da. eğer birisi sana camsın, değerin yok diyorsa bu senin cam olduğundan değil, sana bakanın eşşekliğindendir. '

ironinin farkında mısın?

([Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]unafurtivalacrima, 28.12.2008 03:37 ~ 04.03.2010 00:43)


3.     
edip cansever'in babasının memleketidir.


(bkz: [Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]çerkeş atkaracalar turizm)

([Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]porsgemsheniark, 30.06.2010 16:53 ~ 16:54)


4.     
bir de ikinci dünya savaşının [Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]karartma geceleri döneminde cansever ailesi buraya, köye taşınmıştır. bunu belirtmek gerek. şehirli bir şairin çocukluğunda gittiği köy çok mühimdir. çocukluğunda köye gitmemiş şehirli şairler tanıdım. oradan biliyorum.









Bu Mesaj İbrahim Bayraktar Tarafından 3/28/2011 14:00 Tarihinde Düzenlendi.
“Bir neslin kaderini, bir evvelki nesil tayin eder.” Yazı ve konuşmalarımızda Türkçe terimler kullanarak çocuklarımıza iyi örnek olalım. (İbrahim BAYRAKTAR)
 
Cevap Yazan Mesajı #11
Tahir Kanlıkuyu
çankırı
YENİ ÜYE
  • Üyelik tarihi : 01 Şubat 2010 10:54:08
  • Adı Soyadı Tahir Kanlıkuyu  
  • Açtığı Konu : 0
  • Yazdığı Cevap :
  • Puanı:
  • Toplam Girişi: 662
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 01 Şubat 2010 15:09:28
 
Anıl,
Ekşi sözlüğü iyi bilirim. İbrahim Bayraktar yazıyı buraya koymadan önce benim aklımdan geçti, ama sağolsun o önce davrandı. Ekşi sözlükte yazılanların içinde belki bir konuda elle tutulur 3-5 ifade vardır, gerisi deyim yerindeyse "geyik muhabbeti"
Benim için aslolan: Ne söylendiği  değil, nasıl söylendiğidir. Eleştirim buna. Ayrıca, bir şeye daha. Bazen birileri bu sitelere giriyor, bir şeyleri okuyor, bir şeyler yazmak istiyor. Sonra, bodozlama saldırı. Sonra, girmiyor. Bakın, konular bunun örnekleri ile dolu.
Tahir

 
Cevap Yazan Mesajı #12
İbrahim Bayraktar
İbrahim Bayraktar
YÖNETİCİ
  • Üyelik tarihi : 08 Mayıs 2003 09:46:59
  • Adı Soyadı İbrahim Bayraktar  
  • Açtığı Konu : 88
  • Yazdığı Cevap : 1004
  • Puanı: 18706
  • Toplam Girişi: 16108
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 01 Şubat 2010 15:52:13
 

Bu yazıyı 2008 yılında ilk okuduğumda Atkaracaların hemen herkesin ulaşabileceği bir yerde bulunmasından dolayı çok sevinmiştim. Ancak yazının içerisine girip derinlemesine irdelediğimde sevinmekten çok düşündürücü ifadelerin bulunduğunu farkettim. Tıpkı Fatih Öz'ün ifade ettiği gibi kişinin kimliğini araştırıp yaptığı eleştirilerde haklılık payı olduğu kadar, hem Atkaracalara, hem de Atkaracalarlıya haksızlık yapıldığını haykırmak istedim. Ancak kimliği konusunda kesin bir bilgiye ulaşamadım. 

Yazının içeriğine gelince, ifadeler hakaret boyutunda değilse ve kişileri, kurumları, inançları, örf ve adetleri  hedef almıyorsa, aşağılayıcı bir şey yoksa gülüp geçerim. Hele hele benim şivemle dalga geçiyorsa aldırmam bile. 

Bilmem okuyanınız oldu mu? Makaleler bölümünde bizim şivemizle yazdığım iki yazı var. Bu yazıları okuyan yerli veya yabanca çok kişiden olumlu eleştiriler aldığımı söyleyebilirim. Bunlar bizim zenginliklerimiz, bunların konuşulmasından, eleştirilmesinden rahatsız olmamamız gerekir diye düşünüyorum. 

Şu nalburda ekmek, kafede klozet bulma meselesine gelince, benim yaşımda olanlar çok iyi bilirler, bugün Cengiz Öngel''in işlettiği yerde bulunan rahmetli Hakkı Türedi''nin dükkanında, kara lastikten, pencere camına, ilaçtan gıda maddesine, nalburiyeden, aktariyeye kadar her cins ürüne ulaşmak mümkündü. Günümüzün marketleri, hiper, süper marketleri de aynı şekilde hizmet vermiyorlar mı? 

Bizim ilçemiz küçük bir ilçe her cins ürünün ayrı dükkanlarda satılabilme imkanı yok. Çünkü öyle bir dükkanı kaldıracak potansiyel yok. O nedenle bakkal dükkanında elektrik malzemesi bulunması kadar doğan bir şey olamaz. Yazıyı yazan arkadaş ampül meselesini çok abartmış, daha doğrusu yalan söylemiş veya ona rastlamış demek daha doğru olabilir. Bugün hangi bakkala gitseniz bırakın ampülü aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. 

Sevgili Tahir Kanlıkuyu'nun siteyi sürekli takip ettiğini, ancak yazı yazarken eleştirilerden çekinerek yazmadığı yönündeki düşüncesini de kabul etmiyorum. Zira doğruyu bulmak için bir birimizi eleştirmekten öte bir yol olduğunu sanmıyorum. 

Buradan eli kalem tutan herkesin hemen her konudaki yazılarını ve görüşlerini çekinmeden yazmaları ve bizlerle paylaşmaları konusunda daha cesaretli olmaya davet ediyorum.

İlgileriniz ve görüşleriniz için de ayrı ayrı teşekkür ediyorum.



Düzenleyen - İbrahim Bayraktar on 01/02/2010 16:27:37
“Bir neslin kaderini, bir evvelki nesil tayin eder.” Yazı ve konuşmalarımızda Türkçe terimler kullanarak çocuklarımıza iyi örnek olalım. (İbrahim BAYRAKTAR)

 
Cevap Yazan Mesajı #13
Fatih ÖZ
Fatih ÖZ
YÖNETİCİ
  • Üyelik tarihi : 30 Eylül 2007 21:28:40
  • Adı Soyadı Fatih ÖZ  
  • Açtığı Konu : 371
  • Yazdığı Cevap : 2049
  • Puanı: 31642
  • Toplam Girişi: 5141
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 01 Şubat 2010 16:24:32
 
amacım polemik yaratmak değil ancak,
1- bana yazınızın uzun geldiğni kanısına neden vardınız.
2- kime bozolama saldırılmış ?

burda en çok tartşmayı ve karşılıklı eleştiriyi ibrahim abiyle ben birbirmize karşı yapmamıza rağmen,hep bir orta yol bulundu,hiç bir zamanda saygı çerçevesinden çıkılmadı.
yanlışım varsa ibrahim abi düzeltsin.
yani eleştiriden korkarak fikir beyan etmezsek bir yere gelemeyiz.

bunları merak ettim,bide haklı olduğumuz halde,üsttede yerilecek kocaman yazı varken nerdeyse bizi günah keçisi ilan etmenizin nedeninide anlayabilmiş değilim.

yukardaki yazı ile ilgili söylemek istediğim çok şey var ama şu an vakit yok.
iyi günler.
"Bir sevdadır ATKARACALAR..."

 
Cevap Yazan Mesajı #14
İbrahim Bayraktar
İbrahim Bayraktar
YÖNETİCİ
  • Üyelik tarihi : 08 Mayıs 2003 09:46:59
  • Adı Soyadı İbrahim Bayraktar  
  • Açtığı Konu : 88
  • Yazdığı Cevap : 1004
  • Puanı: 18706
  • Toplam Girişi: 16108
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 01 Şubat 2010 16:38:39
 

Fatih, bence daha sakin bir zamanda okuyup, yorumlamaya çalış. Tahir' Kanlıkuyu'nun adına cevap vermiş gibi olacak ama onun bahsettiği yazının uzunluğundan ziyade, yazılan yazılar arasındaki mesafe yani zaman aralığı, uzun aralıkarla yazı yazabildiğini anlatmak istiyor. Bodoslama dalmaktan kasıt ise EKŞİ SÖZLÜK'ün uygulamaları diye düşünüyorum.

Ayrıca herkes gibi konu ile igili neler yazacağını da merakla bekliyorum. 

Not: Elemana ihtiyacın varsa yardımcı olalım da siteye ayıracak zamanın olsun.

Selamlar... 

“Bir neslin kaderini, bir evvelki nesil tayin eder.” Yazı ve konuşmalarımızda Türkçe terimler kullanarak çocuklarımıza iyi örnek olalım. (İbrahim BAYRAKTAR)

 
Cevap Yazan Mesajı #15
ZEYNEL ÖZÇELİK
ZEYNEL ÖZÇELİK
KATILIMCI ÜYE
  • Üyelik tarihi : 24 Ekim 2007 10:21:07
  • Adı Soyadı ZEYNEL ÖZÇELİK  
  • Açtığı Konu : 7
  • Yazdığı Cevap : 179
  • Puanı: 1466
  • Toplam Girişi: 3952
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 08 Şubat 2010 15:58:01
 
Merhaba Atkaracalar Sevdalıları.

Bu paylaşımı daha yeni okudum,yorumları da okudum, bilmiyorum ama alınganlık gösterecek kadar görmedim ben. Özellikle insanımızı tarif ederken,beni özellikle de sevindirdi. "insanlar, sevecen, misafirperver sıcaklar, sevimliler, dindarlar ve milliyetçiler."

yazının içeriğinde benim anlayamadığım yabancı kelimelerin için de bize küfür falan mı ediliyor ki arkadaşlarımız bayağı sinirlenmişler,sinirlendiği yerleri açık açık yazsalar da bizler de öğrensek diye düşünüyorum. 

İlçemizin ekonomik yapısı itibarı ile dükkanların sayısı,ihtiyaçlarını karşılayamaması, her yerde herşeyin satılması bunlar alınacak şeyler değil sanırım,Soğuk olması, sosyal yaşamın aktif olmamasının gücenilecek bir durumu olmasa gerek. Ayrıca şunu da belirteyim ki şimdiki hipermarketlerde de herşeyler satılıyor,onlarda mı ilkel oluyor şimdi. Bu memlekette birilerinin şiveleri filimlerin vazgeçilmezi değilmiydi ve halen de öyle değil mi. Her kültürün bir tezahürüdür şiveler sanırım,yiğit namınan anılır derken,yaşam şeklimiz de bizim namımız olmuş bundan ben onur duyarım.

Yukarıda bir cümlede geçen bizim vasıflarımız tescillenmiş gerisi hikaye diye düşünüyorum. Eğer benim çözemediğim hakaretvari bir tanımlama varsa bilelim. Ben de biliyorum, bir zamanlar bir soba borusu ,bir kilo çivi için biryerlere taşınırdık unutmayalım,herşey vaki olduğu zaman diliminde tartışılmalıdır. Geçmişi bugünün şartları ile tartışırsak çok yanılırız,zannımca da ülkemizde de biraz öyle oluyor şimdilerde  yanılıyormuyum dersiniz Saygılar sunarım.
Zeynel ÖZÇELİK

 
Cevap Yazan Mesajı #16
Fatih ÖZ
Fatih ÖZ
YÖNETİCİ
  • Üyelik tarihi : 30 Eylül 2007 21:28:40
  • Adı Soyadı Fatih ÖZ  
  • Açtığı Konu : 371
  • Yazdığı Cevap : 2049
  • Puanı: 31642
  • Toplam Girişi: 5141
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 09 Şubat 2010 08:59:41
 
Ne ekşi sözlükmüş be,işe geldim,herzamanki gibi ilk iş olarak siteyi açtım,yine ekşi sözlük.
bu ekşi sözlük olayının gereğinden fazla uzadığının farkındayım,ama cevap vermeden de duramıcam. 
Zeynel Dayı;Demek tepki gösterecek bişey yok bu yazıda,
Maşallah bi bize dokunmuş yazı o zaman !
"11 ayın şeysi ramazan" ifadesi dahi benim tepkim  için bi sebeb.
benim köyüm (ilçe!) 4 ampulun bulunmayacağı kadar küçük de değil.yanlışlıkla ampulü kükürt te yada kızılupruk da aradı galiba arkadaş.
Ayrıca balta girmemiş ormanlarda rastlanan ve nesli tükenmiş bir kabile topluluğundan bahseder gibi bir uslup var kimse farkında olmasada .
Hafta sonu at çiftliğinde kımız içip zevki sefa yapacakmış  ya birde beyimiz.
Burda yaşanırmı yaşanmazmı bilmiyomuş bide,
devletten o maaşı alıyosan,paşaaa paşaaaa yaşıcaksın orda,beğenmeyen çeker gider.Devlet memuru olana kadar 85 takla atıp,sonra görev yaptığı yeri beğenmeme hastalığı bu arkadaşda da hasıl olmuş görünen üzere. 
neyse çok da uzatmayayım,ben rahatsız oldum dile getirdim,maşallah yazıdan rahatsız olmayan bi  çok Atkaracalarlıda çıktı.Herkesin fikridir.

selamlar saygılar ...






Düzenleyen - fatihöz on 09/02/2010 09:20:13
"Bir sevdadır ATKARACALAR..."

 
Cevap Yazan Mesajı #17
ZEYNEL ÖZÇELİK
ZEYNEL ÖZÇELİK
KATILIMCI ÜYE
  • Üyelik tarihi : 24 Ekim 2007 10:21:07
  • Adı Soyadı ZEYNEL ÖZÇELİK  
  • Açtığı Konu : 7
  • Yazdığı Cevap : 179
  • Puanı: 1466
  • Toplam Girişi: 3952
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 09 Şubat 2010 11:16:12
 
Fatihciğim, Sevgili yeğenim gönlünde yaşattığın Atkaracalar sevdalılığını anlamakta güçlük çekmiyorum. zaman zaman yazılarımda da belirttiğim gibi,Atkaracaları sevmek,doğduğun yerleri önemsemek herkes için geçerli. Atkaracalar'ı uzaktan görenlerin gözleri beni bağlamaz,ben kendi kalp gözümün gösterdiğine bakarım. Ancak ekonomik ve sosyal gelişmişlik noktasından baktığımda, kıyaslamalar yaptığımda ve Başkente 150 km uzaklıkta bulunan bir ilçeyi tasavvur etmek hiç de zor değil, hele hele yabancı bir gözle bakıldığında gerçeklerle yüz yüze kalırsın. El oğlu gördüğünü yazar,çizer ve söyler. Gocunmadan söyleyene değil söylenenlere bakacaksın.

Gelelim seni etkileyen durumlara;

Zaman zaman bizlerin de cümleyi toparlamak adına kullandığımız şey kelimesi "Halamın şeysi ( bıyığı) olsa amcam olurdu" bana göre bu manada söylenmiş bir söz,  11 ayın şeysi (Sultanı) bu manada alınamaz mı? adam bizim anladığımız manada söylemese de o sözü söyledi diye benim sultan olarak gördüğüm ramazan ay'ı sultanlıktan çıkmaz. Bura da bir şey daha beriteyim ki benim inandığım kutsallara muhalif bakanlar, benim o inandığım kutsalları daha da kıymetlendiriyor . Düzgün inanışları, birilerinin bakış açısı köreltemez, eğer köreltirse inanışta bir tutarsızlık vardır diye düşünüyorum.

İhtiyaçlarını bulamamak suç olmasa gerek, hangi noktadan bakarsak bakalım, ihtiyaçlarını Atkaracaların dışından yapanların niçin yaptığını tartışmamız gerekir o zaman, İlçe olmuş bir yerde Eczane olmadığını da gördü bu insanlar,lokanta olmadığını da gördü bu insanlar. Lütfen zamanın gerçeklerini göz ardı etmeyelim. adam o zaman diliminde ampül bulamamış olabilir,bulamadı diye ,ilçemizin köy olduğu anlamını göstermez. ama senin yaklaşımın da köylerimizin de gelişmemişliklerini gün yüzüne çıkarmış oldu sanırım.Bu benzetmen köylerimizin kötü olduğunu mu gösterir, yoksa gelişmemiş olduğunu mu gösterir.

Ben de zaman zaman ilçemizin ilk ismini duyanların, batıda bir ilçe ,Ankara'ya yakın ,İstanbul yol güzergahinde oluşu, büyük ve gelişmiş bir ilçe olarak hayal edildiğini, ilçeyi gözleri ile  gördüklerinde hayal kırıklığı yaşadıklarını duymuşumdur. Ben bunlara gocunmazdım ama lafı da hemen yapıştırırdım, burada yaşayan insanlar varsa yaşam da vardır.senin görevin tüm olumsuzluklara rağmen burayı her yönden geliştirmek en azından çaba sarfetmek olmalıdır. Gelişmemişlik insanların kaderi olmamalıdır demişimdir.Bu kişi yaşamı kendi kafasından hayal ettiyse o da onun dünyası,onu bağlar. Adam onca olumsuzluklara rağmen Atkaracalar insanını güzel tarif etmiştir. Ama iç dünyası ile beklentileri örtüşmemiş,hayal kırıklığı yaşamış bunda kızacak bir taraf göremedim açıkça.

İşte tam da burada şunu görmeliyiz. Bu ilçe için yapmamız gereken çok görevlerimiz olduğudur. Kimsenin bakış açısına kızmadan kendi yapacaklarımızı tartışsak bizim için daha faydalıdır diyor,herşeyin,herkesin gönlünce olmasını diliyor saygılar sunuyorum.
 
Zeynel ÖZÇELİK

 
Cevap Yazan Mesajı #18
İbrahim Bayraktar
İbrahim Bayraktar
YÖNETİCİ
  • Üyelik tarihi : 08 Mayıs 2003 09:46:59
  • Adı Soyadı İbrahim Bayraktar  
  • Açtığı Konu : 88
  • Yazdığı Cevap : 1004
  • Puanı: 18706
  • Toplam Girişi: 16108
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 28 Mart 2011 13:52:51
 
>


EKŞİ SÖZÜKTEN ELEŞTİRİLERİNİZE CEVAP VAR





[Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]atkaracalarlılar için özel edit:


geçen sene evimden çok uzaklardaki bu küçük kasabaya gitmek için valizimi toplarken yazmaya başladığım bu entryi yine size uzaklardaki evimden o küçük kasabayı düşleyerek devam ediyorum. 

atkaracalar.com da yazımız tepki çekmiş, çoğu tanıdığım insanlar, biraz olgun aklı başındakiler olayın eleştirisel yanlarını iyi tahlil etmişler, empati yapabilmişler, dersler çıkarmışlar, abartı demişler, kızmamak lazım, düşünmek lazım demişler. seviyorum sizi. 

bir kısım ekşisözlük yazarlarının [Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]übermensch kültürlü insanlar olduğunu, yazmanın amacının abartılı ve komik anlatımlarla kendilerini ve okuyucularını eğlendirmek olduğunu çok iyi çözmüşler. bravo. ayrıca gururum okşandı. 

bir kısım ingilizcemizi beğenmemiş. ilkokul iki terkim. my name is davut. this is a pen. yes.


bir kısım genç agresif yorumcular ise vatan millet sakarya börüüü yörüüü nidalarıyla saldırmışlar.


bunları da sevgiyle bağrıma bastım. gülümseyerek okudum tüm yorumlarını.


Ölümüne atkaracalara bağlı agresif gençleri için yukarıdaki editlenmemiş yazımın ana düşüncemi kısaca özetleyeyim;

[Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]
main theme


atkaracalar küçük, sevimli, kendine has tatlı bir şivesi olan, her şeye ve her yere uzak olan, koca koca şehirlerde yaşamış insanlar için aradığınızı bulamadığınız -bazen boğulduğunuz-, kendisi gibi dertleri de küçük olan, atkaracalarlı olmayanlar için yaşaması ve alışması zor ama sevimli, misafirperver ve komik insanlarıyla bunu unutturan hatta eğlendiren, bildiğin perifer kasabasıdır.


şimdi genç agresif dostum bunun üzerine az önce yukarıda bahsettiğim ekşi sözlük mantığını eklediğin zaman az çok bir sonuca ulaşabileceğini düşünüyorum.?

şu 11 ayın şeysi konusuna çok takılmışınız. . o bi nevi sözlük jargonu, tabi sen bunu kutsal değerlerine hakaret olarak da algılayabilirsin, ama bence zorlama korteksi yazık, o tamamen senin bakış açın, kendi hayal dünyandaki engizisyonunda beni yargılayabilirsin. öyle bir şey yok aslında. internet kuralları basit ve evrensel. unutmadan, forumda biri memuriyet için kırk takla attığımı yazmakta, bir kırk takla var ama tersine işler bizde biraz değişik kuzum. biriside benim ilçemde dört ampül bulunmayacak değil, gel ben sana florosan vereyim demiş. . inandıramadım valla lan. yemin mi edeyim bana rastlamış demek ki dört ampül.. özür.. aman.. aman.. korktum yeminlen florosan diyince. 

bak aklıma ne geldi; ben ordayken karacalarlılar tarafından anlatılan bir hikaye...


evliya çelebi seyahatinde atkaracalar'a uğramış, bir oda kiralamış ve gece ısınmak için odun satın almış, lakin odunlar ıslak olduğu için yanmamış. evliya çelebi'de odunların üzerine çizik atıp işaretlemiş ve yolculuğuna devam etmiş. gel zaman git zaman yine yolu bura düşmüş, oda kiralamış odun almış, bakmış aldığı odunların üzerinde kendi koyduğu işaretler. tabi sonuç odunlar yine yanmamış. seyahatnamesinde bu durumu ağır eleştirilerle dile getirmiş. bizim yazımızın yanında dudak ısırtıyormuş hatta. 


kısacası evliya çelebi atkaracalarlıların kendinden olmayanlara yaklaşımını özetlemiş. böyle bir şey yaşanması mümkün mü? sanmıyorum peki evliya çelebi yalancı mı? sanmıyorum. ne yapmış? abartmış. ne için? ilgi çekmek için, akılda kalmak için. 


şimdi sevgili okuyucu, bana ıslak odun satan olmadı. zaten ne evliyayım ne çelebiyim. o yüzden hele bi soluklan bi çay koy. kendi halinde eski bir memurum. ata kara desem ne ak desem ne? işin komiği bu yazımızı atkaracalarlılar orda yaşamışlar ve çalışmışlar dışında kimse okumadığı için en az okunan yazılarım arasında, o yüzden tüm dünyanın atkaracaları benim ağzımdan dinleme durumu filan da yok. zaten dünyanın atkaracaları salladığı da yok. valla bak. 


gerçekten o kadar önemli değil. kendi yağımızda kavruluyoz işte. takıl sende. oku. eğlen. git. budur. 


veya büyük olmak için uğraş sana gelenlere, futursuzca saldırma. seninle aynı dünya görüşü paylaşmıyor diye ona ıslak odun satma, anlamaya çalış, emin ol o senden belki daha akıllı değil ama senden çok daha fazlasını gördü ve yaşadı. neden sen hem yaşamak için uğraşmıyorsun da yaşamışların yaşadıklarını dinleyip kulak vermiyorsun. ?. burası biraz karışık oldu az daha kastırsam nobel alcam. evet. sanırım yeter. 


bir çoğunu gönülden sevdiğim atkaracalarlılar sizleri sevgiyle kucaklıyorum.

[Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]
p.s.


unutmadan. aynı sitede biri mevlanadan şu güzel dizeleri kullanmış benim için;


'eşşeğin önüne elmasıda koysan aynıdır camı da. eğer birisi sana camsın, değerin yok diyorsa bu senin cam olduğundan değil, sana bakanın eşşekliğindendir. '

ironinin farkında mısın?

([Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]unafurtivalacrima, 28.12.2008 03:37 ~ 04.03.2010 00:43)


3.     
edip cansever'in babasının memleketidir.


(bkz: [Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]çerkeş atkaracalar turizm)

([Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]porsgemsheniark, 30.06.2010 16:53 ~ 16:54)


4.     
bir de ikinci dünya savaşının [Linkleri sadece üyeler görebilir! Üye Olun veya Giriş Yapın]karartma geceleri döneminde cansever ailesi buraya, köye taşınmıştır. bunu belirtmek gerek. şehirli bir şairin çocukluğunda gittiği köy çok mühimdir. çocukluğunda köye gitmemiş şehirli şairler tanıdım. oradan biliyorum.>





Bu Mesaj İbrahim Bayraktar Tarafından 3/28/2011 14:02 Tarihinde Düzenlendi.
“Bir neslin kaderini, bir evvelki nesil tayin eder.” Yazı ve konuşmalarımızda Türkçe terimler kullanarak çocuklarımıza iyi örnek olalım. (İbrahim BAYRAKTAR)

 
Cevap Yazan Mesajı #19
Fatih ÖZ
Fatih ÖZ
YÖNETİCİ
  • Üyelik tarihi : 30 Eylül 2007 21:28:40
  • Adı Soyadı Fatih ÖZ  
  • Açtığı Konu : 371
  • Yazdığı Cevap : 2049
  • Puanı: 31642
  • Toplam Girişi: 5141
  • Ettiği teşekür 0
  • Edilen Teşekkür 0
  • Aktiflik:
  • Seviye:
  • Deneyim:
  • Başarı:
  •    
 
Gönderim Tarihi: 28 Mart 2011 15:14:00
 
ben cevap vermiyim şimdi,
yapı itibarıyla agresifim de biraz  ....
"Bir sevdadır ATKARACALAR..."

 
 
Giriş Yap  

Copyright Onur ERÇELEN & Yaşar BAYRAKTAR

Bu sayfa 0.20 saniyede yüklendi